21 Ekim 2014 Salı

H&M alışverişi

.

H&M her nekadar kıyafet satan bir firma olarak bilinsede aksesuvar ve kozmetiktede fena değil bence, hatta benim alisverisim kıyafetten çok takı toka üzerine oluyor, bu standlarını karıştırmak daha çok hoşuma gidiyor, dünde yine böyle oldu kaban bakarım dedim bulamayınca şu iki ciciyle çıktım =))

Günlük kullandığım makyaj çantamin şeffaf olmasını isterim içini görmeliyim dediğimden boyut olarakta tam istedigim gibi olunca minik somon puantiyeli bu çantayı aldım
Pvcsi yumuşak cinste olanlardan... kullanışlı hoş bişey, kisaca sevdim kendisini (9.95tl)



Aklımda parfüm almak yoktu Evdekiler bitsin istiyorum daa bu güzelin testerini denemek için bilegime sıkmış bulundum ve tenimde harika koktu, ayrıca gulkurusu renkli güzelim şişesininde AL BENI dediğini söylemem lazım =))

Adı: white flowers & amber karışık çiçek ve baharat kokusu hoş olan tarafida bu bence iki ayrı tür içiçe geçmiş ilk koklayista gül ağır basıyor ama sonra ambere dönüyor, fazlasıyla sevdim kendini fiyatida çok uçuk olmayınca aldım, tenimde ortalama 3-5 saat kalıyor (19.99tl) kışın severek kullanırım...

Sanıyorum H&Mde bu koku yeni seriden çıkmış nette arama yaptım esamesi bile yok, yanında beyaz renkli kardeside vardı onu buldum mesela... tavsiyem: mağzaya ilk girişte bileğe iki kokuyuda deneyiniz, siz gezerken koku teninizde değişecek fazla alkolü uçacak ve asıl hali ortaya cikacak...


...........



17 Ekim 2014 Cuma

Miiimmmmmm



Mim varmış dediler geldik...
Sohbet zamanı...
Aslında hiç yazasım yoktuda çok severek takip ettiğim sevgili Kelebek etkisi beni mimleyince e hadi gari dedim kendi kendime...
Açık söyliyim bu aralar blogları sadece okumak ve  neyin niye olduğunu düşünmek daha çok ilgimi çekiyor, özelliklede evine ürün üstüne ürün yığanların bide bunları son kullanma tarihine kadar nasıl tüketeceklerini anlamsızca düşünüyorum mesela...
neyse bunlar ayrı konular...
mime geçiyim...

Bu aralar hayatında neler oluyor, seni nasıl etkiliyor bu olaylar?
Ne olsun bunalımdayım işte... =)) 
Şaka tabiki çok şükür demek lazım... ama ben hazan mevsimini hiç sevmem... tabiat gözümün önünde öldükçe benimde içim sıkılıyor, Eylül doğumlu olmamda bunu değiştirmiyor, sevmiyorum arkadaş sonbaharı, gelsin nisan/mayıs ayları ...

ayrıca Küçük bir miniş katıldı ailemize onun derdine düştük, teknoloji sağolsun nerdeyse dakika dakika her gününü takip ediyoruz(vatsap, viber, tango, facetime sayesinde tüm son teknolojiyide öğrendik)... 
çok mu çok tatlı küçükbey, kokusu yeter...

Hayatın senin için ne kadar önem arz ediyor?
Çoook desem bencilce olmaz umarım... Güne iyi başlamak iyide bitirmek başımı yastığa koyduğumda huzurla uyumak isterim... burdan pek belli etmesemde hayata yaklaşım konusunda enteresan bir insanımdır... İstemediğim şeye bakmam, duymak istemiyorsam karşımdakini sustururum, insanları kendi gözümle ve kendi aklımla sevmek tanımak isterim, hayat hakkında en sevdiğm söz "GEÇEN GÜN ÖMÜRDENDİR" deyişidir. bu günün tekrarı yok... Hal böyleyken boş şeyler için neden kendimi üziyim... 
Kendini bir kenara çekip düşündüğün olur mu?
Olmazmı hiç, mesela Mutfakta iş yaparken bunun için en uygun zaman...soğan doğrarken düşüncelere çok dalmışımdır... bir daha dünyaya gelirsem karşı cinsten yaratılmak istiyorum, pişir pişir nereye kadar? =))

Nefret ettiğin bir alışkanlığın var mı?
Takıntı... ah takıntı maalesef burçsal özellik, bir türlü bırakamıyorum... bi mevzuya takıldımmı eşele eşele resmen beynimi yiyorum... siz siz olun yapabiliyorsanız Başak burcunda doğmayın... =))
Bu hafta içinde neler yaşadın?
Aynı rutinde geçti vallahi... özel bişey olmadı...
Hayat?
Bu soru çok sevdiğim bir şarkı sözünü hatırlattı bana...

Hayat kadere inat
Seni sil baştan yaşayacağım...

Son zamanlarda bir değişikliğe uğradığını hissediyor musun?
Maalesef evet, elimi yüzüme her attığımda sanki benim değilmiş gibi geliyor, yaş gidiyor tabi ondan olmalı... Evdeki nemlendiricilerdende şikayetciyim, bişeyler yapmam lazım ama ne?
Hayattan beklentin neler?

Üzüntü sıkıntı özelliklede epeyidir ailemizden uzak olan ölümü uzunca bir süre getirmesin yeter... sürekli şükrediyorum,
birde insanlar farkında olmadan hep kötümser, bu tarz insanlardan uzak durmaya gayret ediyorum, bi bakmışım benide o girdaba çekiyorlar neyseki hemen ayılıyorum...  hayattan keyif alan mutlu, yaşadığı güne şükreden, olaylara iyi tarafından bakan, moral veren, güzel gülen, pozitif enerji yüklü iyi insanlar nereye gittiler?... 
eskiler üç çeşit insan vardır derler,
ilki nefes gibi, her daim yanında olsun istersin...
ikincisi ilaç gibi, hani kötü gün dostu dediklerinden, her daim yanımızda olmasalar bile gerektiğinde ortaya çıkıp yaraya merhem olurlar...
üçüncüsüde maalesef zehir gibi... işte bunlardan köşe bucak kaçmak lazım... 


Hayat hepimize güzellikler getirsin... 
 

taş

taş